96 Bölüm

47:34:07
Tüm Bölümler
Tüm Bölümler
Çalınmayanlar
Devam Edenler
Yeniden Eskiye
Yeniden Eskiye
Eskiden Yeniye
Alfabetik

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 15/09/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 15/09/2021
29:17
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 08/09/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 08/09/2021
29:01
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 29/09/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 29/09/2021
29:58
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 22/09/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 22/09/2021
28:13
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 01/09/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 01/09/2021
29:12
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 06/10/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 06/10/2021
29:54
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 13/10/2021

Kültür Sese Bürününce - İstanbul - 13/10/2021
29:42
1. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Bütün eski medeniyet araştırmalarında, sanatın, özellikle de musikinin insan psikolojisindeki etkisinin fark edildiği, inançla ve dinî öğelerle birlikte kullanıldığı tespit ediliyor.
29:08
3. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türklerin at ve koyun yetiştiriciliğine dayalı sosyo-ekonomik modeli dolayısıyla buradan edindiği tecrübe birikiminin, diğer birçok konuda olduğu gibi, tıp konusunda da onu, erken fark edişlere yönelttiğini söylemiştik
28:36
4. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Efendim, “Müzik ruhun gıdasıdır” diye bir söz vardır, hepimiz biliriz. Bu söz MÖ 500 lerde yaşamış bir bilgeye, Konfiçyus’a ait bir ifade. Asırlar önce söylendiği halde, insana, hayata ve işleyişe dair bir hakikati ifade etmesi dolayısıyla, sanki yenice söylenmiş gibi tazeliğini koruyor.
29:57
5. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Eserleri Latinceye çevrilerek 13.yüzyıldan itibaren 17. Yüzyıla kadar bütün Avrupa ülkelerinde okutulan İbn-i Sina, eski Yunan tıp otoriteleri, Hipokrat ve Galen’i gölgede bırakan buluş ve teorileriyle sadece İslam dünyasının değil, bütün insanlığın ışığı olmuştur.
31:02
6. BÖLÜM

KÜLTÜR SESE BÜRÜNÜNCE

Müziğin bir ruh gıdası oluşu, sadece insana da değil, bütün canlılara tesir edişi, kadim zamanlardan itibaren bilinen, dahası tecrübe edilmiş, bazı hükümlere varılmış bir konu.
29:23
7. BÖLÜM

KÜLTÜR SESE BÜRÜNÜNCE

Türk musikisinin mahiyet itibariyle İslamiyet öncesi dönemlerden İslami döneme taşınan üç karakteristik alanı bulunduğundan bahsetmiştik. Bu alanın ilki, devletin ve hakanın kös’le sembolize edildiği “Hakanlık müziği” dediğimiz tarzdır
29:56
8. BÖLÜM

Kültür ve Musîkı

Programda Akademisyen ve Müzik Bilimci Fatma Adile Başer, Kültür ve Musîki İlişkisine Değiniyor.
29:52
9. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

İslâmî dönemde ozanlık âşıklığa, destanlar divan geleneğine ve tasavvufî hikmetlere evrilerek gelişti, olgunlaştı. İslam tarihinde Türk üslubunun, Türkçe hikmetlerle kendini göstermesi ve açtığı yolda Türk tasavvufunun ilerlemesi Pir-i Türkistan olarak anılan Hoca Ahmet Yesevî atamız sayesindedir.
30:04
9. BÖLÜM

Musıkî Ve Kültür

Kültür Sese Bürününce Programında Dr. Fatma Adile Başer Kültür ve Musıkî İlişkisine Değiniyor.
30:29
10. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Değerli mütefekkir şairimiz Yahya Kemal, Türk kültürünün “üstadlar elinde yoğrulduğunu” söyler. Gerçekten de kültürümüze baktığımızda bu sözün doğruluğunu onaylamamak mümkün değildir.
29:58
10. BÖLÜM

Kültür ve Musıkî

Kültür Sese Bürününce Programında Dr. Fatma Adile Başer Kültür ve Musıkî ilişkisine değiniyor.
31:33
11. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Musikimizin, gerek nazariyatı ve gerek beste varlığının günümüze ulaşması, onların, olmazsa olmaz bir vazife addettikleri hocalıkları, eğiticilikleri sayesinde mümkün olabilmiştir.
30:38
11. BÖLÜM

Nevbet/Mehter

Esnaf Mehteri
29:31
12. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

“Ta’lim” bir yönteme bağlı olarak birine bilgi öğretmek, ders okutmak demek oluyor. Nitekim öğretme işiyle meşgul olana, bu sebeple talim ettiren manasında “muallim” denmiş
31:04
12. BÖLÜM

Nevbet/Mehter

Nevbet Müziğinin Esas İtibariyle Bir Çalgılara Mahsus Oluşu Ve Asıl Repertuvarının Peşrev, Saz Semaisi ve Cengi Harbiler Gibi Kendine Mahsus Havalardan Meydana Gelmesine Dair
28:14
13. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Tanzimat’ın akabinde Enderun-ı hümayun’un kaldırılıp yerine müzika-i hümayun’un kurulmasıyla birlikte Osmanlı sarayının gözde müziği Avrupa müziği olmuş, Türk makam müziği tedrici olarak gözden düşmüş ve resmî destekten mahrum kalmıştır.
30:49
13. BÖLÜM

Nevbet/Mehter

Halk Müziğimizde Yaşamaya Devam Eden Nevbet Bakiyelerine dikkat çekiliyor.
25:05
14. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Makam musikimize tarihî açıdan bakıldığında, onun İslam medeniyetinin içinde ve İslâm sanatlarına bağlı bir estetik alan olarak biçimlendiği görülüyor. Bu biçimlenişte medeniyetin temel ölçüsü Kur’an-ı Kerîm olmuştur.
28:27
14. BÖLÜM

Nevbet/Mehter

Nevbet müziğimizin özgünlüğü ve 17. yüzyıldan itibaren Avrupa milletlerince taklit edilmesi.
29:30
15. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Modernizmi, yani maddeyi temel alan, metafiziği yok sayan pozitivizm ve materyalizmi, bugünkü gibi içselleştirmediğimiz devirlerde, insan; ruhu ve bedeniyle bir bütün olarak değerlendiriliyor, kainatın mikro ölçekteki bir modeli olduğu kabul ediliyordu.
29:54
15. BÖLÜM

Atlı toplum olmanın müzikteki yansımaları

Türklerde atlı toplum olma özelliğinin sonucu olarak asker-sivil ayrımının olmaması bakımından müzik algısı.
32:06
16. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Musıkimizin, disiplin bakımından esasını oluşturan “Makam” kavramı, Farâbî’den başlayarak ilk dönem nazariyatçıları tarafından ele alınmış çeşitli bakış açılarıyla adlandırılmış ve açıklanmaya çalışılmış.
27:45
16. BÖLÜM

Türk Toplum Geleneği/Musıkî

Türk toplum karakterinin dolayısıyla Türk kültürünün ve müziğinin karakteri ile at arasında ne tür ilişkiler kurulabileceği konusu irdeleniyor.
30:37
17. BÖLÜM

KÜLTÜR SESE BÜRÜNÜNCE

Musikimizin en önemli yapı unsuru olan makam ve usullerimizin, başlangıçtan itibaren, ilk dönem nazariyatçıları eliyle matematik, fizik ve astronomi bilimlerini ilgilendiren yönleri gereği incelikli bir şekilde ele alınarak değerlendirildiğini görüyoruz.
29:02
17. BÖLÜM

Türk Kültürünün Yapı Taşları

Attan kaynaklanan tecrübelerimizin, kültürümüze, müziğimize ve düşüncemize nasıl etki ettiği irdeleniyor.
30:25
18. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Musikimizin temelini teşkil eden makam ve usullerimizin; konuşma dilimizdeki kelime ve dil öğelerinin etap etap, asırlar içinde geçirdiği evrelerle zenginleşip, olgunlaşması ve kültürel bakımdan hayata mal olan değerleri yüklenip, içine alması benzeri, uzun bir gelişim tarihi olduğu muhakkak.
28:47
18. BÖLÜM

Türk Kültürünün Yapı Taşları

Atlı toplum olmanın Türk devlet yapısına, kültür ve sanat yaşantısına etkileri irdeleniyor.
30:49
19. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk musikisi, milletin duygu, düşünce, fikir, ahlak ve iman anlayışının, en üst seviyede, zevk ve hassasiyetle yoğunlaştırılmış bir ifade tarzı. Yaradan’ın yaratılmışa bahşettiği güzelliklerin, düzenini ve disiplinli hareketini temin eden de yine O, Yaradan’ın usulü olsa gerektir.
30:28
19. BÖLÜM

Türk Kültürünün Yapı Taşları

Atlı Toplumun Kültür ve Musıkî üzerindeki etkisi irdeleniyor.
29:01
20. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk musikisi, taşıdığı ontik değere bağlı olarak gerek uygulamada ve ortaya koyduğu eserlerle, gerekse müziğin aklı ve işleyiş ilkelerini belirleyen nazarî kurgusunda, dikkat çekici özelliklere sahiptir.
29:55
20. BÖLÜM

Ok-Yay Kültürü

Kültür Sese Bürününce yaylı sazlarımız ile kültürümüzün ilişkisini irdeliyor.
27:35
21. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk musikisinde bestelenmiş şiirlerin vezniyle, bunların bestelenmesinde kullanılmış usullerimiz arasında, dikkat çekici bir ilişki olduğu, yapılan araştırmalarla her adımda daha da belirginleşerek ortaya çıkmaktadır.
28:54
21. BÖLÜM

Ok-Yay Kültürü

Yay sembolünün kültürün hemen her sahasında, inançtan, hukuka, siyasetten sosyal hayata, teknolojiden sanatlara ve yaylı çalgılar üzerinden müziğimize uzanan çok çeşitli cepheleri üzerine bir program.
30:46
22. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk müziğinin özgün yönünü yansıtan usullerin uyumlu birlikteliği, şüphesiz bestede ortaya çıkması istenen duygu ve düşünce etkisini güçlendirici bir özellik taşıyor.
29:23
22. BÖLÜM

Ok - Yay Kültürü Devam

Yay nesnel olarak potansiyel enerjiyi barındırması ve oku istediği hedefe yönlendiriyor oluşuyla, başlangıçtan itibaren irade ve kudretin sembolü olmuştur. Asıl irade ve kudret ise Tanrı’ya aittir, Tanrısaldır.
31:39
23. BÖLÜM

Yaylı Çalgılar ve Kültür

Yaylı çalgılarımızın atası olan oklu kopuz da kök anlamı itibariyle ok ve yayın bir araya geldiği bir tevhid çalgısıdır. Ok ve yayın birlikteliği ile uzun ve kesintisiz sesler elde edilmiştir. Bu çalgı ilk olarak Dede Korkut’un elinde onun hikmetleriyle dile gelmektedir.
31:49
24. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Geçen programımızda, irticâli yani içine doğduğu gibi bir musiki ortaya koyma keyfiyetinin, müziğimizin önemli bir özelliği olduğundan bahsetmiştik. İrticali musikî, o ânın şartları, ihtiyacı, duygu ve duyuşlarını, hassasiyetlerini yansıtan, en taze, en etkili ve en cana değer bir ifade imkanı.
29:33
24. BÖLÜM

Kültür Musıki

Türk yayı atlı okçuluk için tasarlandığından kısa ebatlı, hafif okları bile en uzağa atabilecek kabiliyete sahip yaylar olarak tanınmaktadır. Türk yayının biçimsel ayırıcı özelliği, iki ucu kıvrık, M harfini hatırlatan bir yapıda oluşudur.
31:11
25. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Çalgı musikimiz söz konusu olduğunda, aklımıza ilk gelen, Peşrev ve Saz semailerimiz oluyor. Bugün elimizdeki repertuarın sözlü eser ağırlıklı oluşu, çalgı musikisinin dünyamızda yeterince yer bulmadığı, dolayısıyla ona yeterince eğilmediğimiz, yeterli eserler vücuda getirmediğimiz zannı uyandırıyor
29:40
25. BÖLÜM

Yayla Sembolleşen Öğeler

Kültürümüze ait çeşitli katmanları gözden geçirdiğimizde, ister istemez Yay’la sembolleşen hem fizik hem metafizik derinliklere doğru bir yolculuğa çıkmış gibi de oluyoruz.
30:13
26. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Tasavvufî neşve ile yapılan, duygusal derinliği bulunan hikmetli açıklamalar, musikimizin ve çalgılarımızın birer sembol olarak kullanılıp, onlar üzerinden yapılan değerlendirmeler, kültür dünyamızı biçimlendirmiş ve zaman içinde ona manasını veren somut verilere de dönüşmüş.
30:04
26. BÖLÜM

Kara Kamak Bodunu

Bir kara kamak bodunu vardır. Gidenlerin uğradıkları felâketlere mukabil bunlar yurtta kalanlardır. “Devletli hakanlı kavim idim. Şimdiki bu perişan halim nedir?” Diye dövünmektedirler.
28:34
27. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Ramazan ayı, maddî-mânevî birlik ve beraberliğin ve bundan doğan bereketin, en kuvvetle yaşandığı, hissedildiği bir ay.
30:28
27. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Modernizmin, deney ve gözlem titizliğiyle ele aldığı konuları, daha detaylı, daha nüanslı hale getirebilme adına, durmadan parçalayan bir bakışla davranmadığını kim söyleyebilir?
29:42
28. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk din musikisinin biri cami diğeri tekke olmak üzere iki önemli alanı var. Her iki türde de ortak biçim olarak ilahiler kullanılmış. Eski dönemlerde tasavvuf erbabı, tekkelerde icra olunan zikir ve ona eşlik eden musiki için, işitme manasına gelen “Sema” terimini kullanılmış.
28:58
28. BÖLÜM

Dil ve Gönül Kelimesi Üzerine

Gönül kelimesi insandaki nesnel herhangi bir organa tekabül etmez. Tamamen soyut bir kavramdır. Ve insandaki zatî özneyi işaret eder. Bilge Kağan ölümsüz kitabelerimizde “gönlümdeki sözü taşa vurdurdum” diyor. Gönül sözü!
29:47
29. BÖLÜM

KÜLTÜR SESE BÜRÜNÜNCE

Türk sosyal hayatında mûsıkî, kullanıldığı zamanın ve mekânın temsil ettiği mânâ etrafında biçimlene gelmiş. Bu biçim alışta musiki, o mânâ etrafında oluşan sosyal atmosferi, sanatın gücüyle kucaklayan, ona uyum sağlayan ve onu güçlendiren, işlevsel bir nitelik de kazanmış.
30:26
29. BÖLÜM

Dil ve Gönül

Gönül dili Türkçemizin içine sırlanmış, büyük bir düşünce dünyamız var. Satıh üstü bakışlarla sıradan bir kelime haznesi gibi görenlerden değilseniz, kavramların âdetâ ezelle kıyâmet arasında, olağanüstü zengin bir tecrübenin hikâyesini anlattıklarını görürsünüz.
31:08
30. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk Mûsikîsi, Osmanlı devirlerinde, özellikle 15. ve 16. yüzyıllardan itibaren büyük dehalar yetiştirmeye başlamış. Bir yandan Enderun, bir yandan tekkeler bestekârların yetiştiği en değerli ocaklar olmuştur.
28:28
30. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Mütercim Âsım Efendi, meşhur Kamus Tercümesi’nde, “Af” kelimesinin köküne dâir anlamları sıralarken, bir de şöyle bir tarif veriyor. Dişi devenin sütü sağıldıktan ve yavrusu emdikten sonra göğsünde kalan zerre miktar süt.
28:23
31. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Musiki ile şiir, hem ses hem de ritim ve vezin unsurunu kullanmak bakımından ortaklıkları bulunan iki önemli ifade sanatıdır. Onların birbirini tamamlamasıyla elde edilen ifade kudreti, hiçbir medeniyetin, hiçbir toplumun veya hiçbir devrin reddedemeyeceği ve vaz geçemeyeceği bir bütünlük arz eder.
29:10
31. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Devlet kurumunun bir hikmet geleneği olan Töre’nin varlığını devam ettirme aracı olarak tesis edildiği, dolayısıyla Töreye bağlı olanların, yani Türklerin, olmazsa olmazı bir hayatî kurum niteliği taşıdığı, hatırlanmadan veya fark edilmeden, buradaki “devlet müziği” tabirini doğru bir yere koyamayız
30:32
32. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Şiirlerinde tasviri ve musikiyi önde tutan ve bu sebeple şiirleri çeşitli bestelerde güfte olarak tercih edilmiş Servet-i Fünûn dönemi şairlerimizden Cenap Şahabettin’i anmak istiyorum.
29:17
32. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Kültürümüz; 11 ayın sultanı olarak tanımladığı Ramazan ayını, hiçbir ânını boş geçirmeyecek derecede hem dinî, hem sosyal hayat, hem de kültür, edebiyat, sanat ve musıkî açısından gergef gibi işlemiş ve değerlendirmesini bilmiştir.
28:44
33. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Musikimizde, şiirleri dikkate değer sayıda güfte olarak kullanılmış bazı şairler vardır ki, onlar da aynen bestekârlarımız gibi musikimize mühür vurmuş vaz geçilmezlerimizdirler. Şiirleriyle Musikimizde nefes almaya devam eden bir değerli şairimiz olan Faruk Nafiz Çamlıbel gibi...
28:41
33. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Ramazan ayının, toplum hayatımızda dâima kendine has bir yeri olmuştur. Ramazan ayının mübarekliği, orucun kudsiyeti ve milletimizin konuk ve yardım severliğinin birleşmesiyle, zaman zaman göz kamaştıracak kadar renkli ve muhteşem demlerin yaşandığı bir Ramazan kültüründen bahsetmek de mümkündür
29:23
34. BÖLÜM

Kültür Sese Bürünüce

İnsanoğlu, duyularıyla tanıdığı, duygu, düşünüş ve ilhamlarıyla, somuttan soyuta doğru geliştirdiği değerler bütününü, nesiller boyu gergef gibi işleyerek kültürünün bütün unsurlarına, adeta bir yapı taşı niteliğiyle yerleştirmeyi ve birbiriyle ilişkilendirmeyi bilmiş.
30:26
34. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Değerli yazarlarımızdan bir İstanbul hanımefendisi Samiha Ayverdi, görüp geçirdiği demleri, “İstanbul Geceleri” adlı eserinde, “Ramazanlarda İstanbul, görücüye çıkacak bir kız kadar heyecanlı hazırlıklarla coşar didinirdi” diye anlatıyor.
30:32
35. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Göz alıcı rengi, çarpıcı keskin kokusuyla bahara karışan bir güzellik de Sümbüldür. Türlü renklerine rağmen daha çok mor rengin hâkim olduğu, salkım biçimli bu çiçek, somuttan soyuta doğru yapılan benzetmelerle, sembolik anlatımların, ifadelerin hatta terimlerin öznesi haline gelmiş.
29:18
35. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Bir zamanlar, özellikle Ramazan gecelerinin vaz geçilmezleri arasında yer alan, küçük büyük seyretmeye, dinlemeye doyulamayan Karagöz oyunları da Türk hikmet geleneğinden, tasavvufa, edebiyattan, tasvire, dramadan musıkimize kadar çok cepheli bir kültür ürünü olarak önümüzde duruyor.
27:58
36. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Zarif görünüşleri, göz alıcı renkleri, iç açıcı kokularıyla çiçekler, her devirde sevginin, temizliğin ve güzelliğin sembolü olmuş. Kültürümüzde de çiçekler, çok sevilmiş, dikkatli gözlemler yapılarak yetiştirilmiştir.
27:52
36. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Bayram temizliklerinden, bayramlık düzmelere, bayram namazından, kabir ziyaretlerine, bayram yemek ve tatlılarından, hediyeleşmelere, eş-dost akraba ziyaretlerine, eğlence ve musıki alışkanlıklarına kadar maddî manevî derinliği olan çok boyutlu bir kavram, Bayram dediğimiz.
33:12
37. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

İstanbul, en az İstanbul Türkçesi kadar, bütün asırlardan ve uzak yakın vatanlardan derlenmiş, zengin bir terkip, eşsiz bir muhassaladır. Onun yalnız saraylarında değil, göze fakir görünen, nice masum köşelerinin mahremiyetinde bile, engin bir asâlet, tarihî bir sanat ruhu ışıldar.
27:35
37. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Baharın, çiçeklerin, gülün, bülbülün ve yeşil atmosferin tasvirini içeren yüklü bir repertuara sahibiz bugün. Fakat sadece o da değil, makam adlarımız ve onların taşıdığı duygusal yapıda da baharın renklerini ve ferahlığını apaçık duyarız.
27:28
38. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

İstanbul’da tabiatın emsalsiz güzelliği Boğaziçi’ndedir. Boğaz’a o zamanlar gösterilen rağbet, tabiata duyulan sevgiyi ona verilen değeri de gösteriyordu. O devrin insanı için tabiat, ruh ve vücut birlikteliği gibiydi.
30:54
38. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk müziği dendiği vakit bizce en ufak bir tereddüte yer bırakmadan söyleyelim ki, müziğimiz yekpâre bir yapı taşımaktadır. Bu halk müziği sanat müziği ayırımı esasa dâir bir ayırım değildir. İcra ve ahenk zevkine bağlıdır.
29:25
39. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Anadolu Hisarı ve Göksu deresi, yeşillikler içinde, sıra dışı güzelliğiyle, İstanbul’un en gözde ve güzel sahil semtlerinden. Anadolu Hisarı’nın, insana sıcak görünen, tabiatla uyumlu güzelliği sebebiyle, o devirden itibaren adına Güzelhisar veya Güzelce Hisar denmiş.
29:33
39. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Türk müziğini anlama çabası söz konusu olduğunda boy örgütlenmesini ve boyların kendi hikayelerini bilmek icap eder demiştik. Çünkü boyların kendilerine has özgün hayatlarından kalma özel üsluplar var. Bu üsluplar sanata ve musıkiye de aksetmiş...
29:18
40. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Kurban Bayramı, hepimizin bildiği gibi hac farizasının yerine getirildiği ve Hz. İbrâhim’in oğlu İsmâil’i kurban etmek istemesi hadisesine atıfla, müminlerin kurban kesmek suretiyle Allah’a karşı verilen başarılı imtihanı ve onun sevincini, kendi nefislerine uyarlayarak talim ettikleri bir bayram.
30:06
40. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Kültürümüzün nüvesinde her şeyden evvel Töre’nin bulunduğunu ve Töre’nin gereği olarak toplumun sınıfsız ve adalet toplumu olduğunu her vesileyle tekrar ediyoruz. Toplumumuzun insanlık tarihindeki en ağır en yaygın ve uzun süren sınıf zulmünü tatmamış olması, onu tanımamış olduğu anlamına gelmez.
30:20
41. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Eski zamanlarda Boğaziçi’nde düzenlenen mehtap âlemlerinde kayıklar, saz takımının bulunduğu kayığı takip ederek, kafileler halinde hareket eder ve sahilin her iki yakasındaki koy ve körfezlerde oyalanan bir seyir izlerlermiş.
30:05
41. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Her ne kadar modern eğitim süreçlerinde, bitip tükenmek bilmeyen sızlanmalarımız varsa da ardımızda bıraktığımız büyük tarihin, büyük medeniyetin, büyük insan yetiştirme sırrını keşfetmemizden ileri geldiği teslim edilir. Modern dönemin eğitim iflasları çok yönlü bir yaramızdır
30:34
42. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Abdülhak Şinasi Hisar, Boğaziçi Mehtapları adlı eserinde, mehtap gezilerinin bir şahidi olarak, Boğaziçi, mehtap, sular ve musikinin bir arada oluşturduğu doyumsuz bütünlüğü, kendi hissiyatını da ortaya koyarak, bir resim tasvir eder gibi, ustalıkla anlatıyor.
29:48
42. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Hazret-i Yunus’un, o baha biçilmez keşif ve tasvirlerinden biri de “Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm” ifadeleridir. Yunus diye görünen kimdir? Diye sorsak ve cevabını Yunus’tan istesek, hiç nazlanmaz ve “Tanrı kadim kul kadim ayrılmadık bir adım” deyiverir.
29:59
43. BÖLÜM

Kültür Sese Bürününce

Efendim, eski İstanbul’da hemen bütün Boğaziçi sakinlerinin kayıklarla katıldığı, Boğaziçi mehtap âlemleri; denize açılarak hemen bütün gece, musiki eşliğinde mehtabın seyredildiği, dillere destan bir güzellik olarak anlatılıyor.
30:12
43. BÖLÜM