Berceste

Listeme Ekle
Yazar İskender Pala, ömrünü adadığı divan edebiyatından seçtiği meşhur beyitleri, güncel bir üslup ve yaklaşımla açıklıyor.

Bölümler

48 bölüm 04:27:06
"Canıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr"
"Canıma bir merhaba sundu ezelde çeşm-i yâr / Şöyle mest oldum ki gayrın merhabasın bilmedim" İskender Pala, Ahmet Paşa'nın "berceste" beytini şerh ediyor.
48. Bölüm
05:38
"Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür"
"Şeb-i yeldâyı müneccimle muvakkit ne bilür / Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç saat" İskender Pala, Sabit mahlaslı şairin "berceste" beyitini açıklıyor.
47. Bölüm
05:52
"Sakın sen kûy-ı cânân-ı uzak dur sanma ey Mecnun"
"Sakın sen kûy-ı cânân-ı uzak dur sanma ey Mecnun / Seher yola giren âşık gece Leylâ’da akşamlar" İskender Pala, Bursalı Beliğ'in "berceste" bir beyitini şerh ediyor.
46. Bölüm
06:07
"Erişir menzil-i maksuduna âheste giden"
"Erişir menzil-i maksuduna âheste giden / Tîz-reftar olanın pâyina dâmen dolaşır" İskender Pala, "Hatemî" mahlaslı şairin berceste bir beyitini açıklıyor.
45. Bölüm
05:39
"Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız"
"Biz bülbül-i muhrik-dem-i gülzâr-ı firâkız / Ateş kesilür geçse saba gülşenimizden" İskender Pala, Sultan II. Selim'in, Selimî mahlasıyla kaleme aldığı bir beyiti açıklıyor.
44. Bölüm
06:03
"Zehr-i hicvi cihâna neşr edenin / Zebânı bî-şek zebân-ı ef’îdir"
"Zehr-i hicvi cihâna neşr edenin / Zebânı bî-şek zebân-ı ef’îdir / Tâhir olmaz kelb, ancak beşere / Nef’i vardır öyleyse Nef’îdir" İskender Pala, Nef'i'nin meşhur dörtlüğüne nazire olan bir başka dörtlüğü açıklıyor.
43. Bölüm
05:45
"Zâlimin ser-rişte-i ikbâlini bir âh keser"
"Zâlimin ser-rişte-i ikbâlini bir âh keser Rızka mânî olanın rızkını Allah keser" İskender Pala, “laedri” bir beyiti şerh ediyor.
42. Bölüm
05:09
"Hemân ağlayı geldim âleme ağlayı gittim ben"
"Hemân ağlayı geldim âleme ağlayı gittim ben / San ol nilüferim kim suda bittim suda yittim ben" İskender Pala, "Rehayî" mahlaslı şairin berceste bir beyitini şerh ediyor.
41. Bölüm
05:40
"Yıldız arayıp gökte nice turfta müneccim"
"Yıldız arayıp gökte nice turfta müneccim / Gaflet ile görmez kuyuyu rehgüzerinde / Seyretti hava üzre denir taht-ı Süleyman / Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde" İskender Pala, Ziya Paşa'ya ait "berceste" bir beyiti şerh ediyor.
40. Bölüm
05:30
"Kabiliyyet dâd-ı Hak'tır her kula olmaz nasip"
"Kabiliyyet dâd-ı Hak'tır her kula olmaz nasip / Sad hezâr terbiye etsen bî-edep olmaz edîb" İskender Pala, “laedri” bir beyiti şerh ediyor.
39. Bölüm
05:32
"Sînede evvel ne muhrik arzular var idi"
"Sînede evvel ne muhrik arzular var idi / Lebde serkeş âhlar, âheste hûlar var idi" İskender Pala, edebiyatımızın tatlı dilli şairi Nedim'in "berceste" bir beytini açıklıyor.
38. Bölüm
05:45
"Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül"
İskender Pala, Osman Nevres'in "berceste" bir dörtlüğünü şerh ediyor. "Senden bilirim yok bana bir fâide ey gül / Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül / Etsem de abestir sitem-i hâre tahammül / Gül yağını eller sürünür çatlasa bülbül"
37. Bölüm
05:05
"Şimdi hayli sühanveran içre"
İskender Pala, Şeyhülislam Yahya'nın "berceste" bir dörtlüğünü açıklıyor. "Şimdi hayli sühanveran içre / Nef’î mânendi var mı bir şâir / Sözleri Seb'a-i Muallaka’dır / İmreü'l-Kays kendidir kâfir"
36. Bölüm
05:43
"Mecnun ile bir mekteb-i aşk içre okurduk"
İskender Pala, faziletli şair Fuzuli'nin "berceste" bir beyitini açıklıyor. "Mecnun ile bir mekteb-i aşk içre okurduk / Ben Mushaf'ı hatm ettim o "ve’l-Leyli"de kaldı"
35. Bölüm
05:41
"Sen usandırma eli el de usandırmaz seni"
İskender Pala, Esad Muhlis Paşa'nın dizelerini şerh ediyor. "Sen usandırma eli el de usandırmaz seni / Hilekârlık eyleme kimse dolandırmaz seni / Dest-i a’dâdan soğuk su içme kandırmaz seni / Korkma düşmendan ki âteş olsa yandırmaz seni / Müstakîm ol Hazret-i Allâh utandırmaz seni"
34. Bölüm
05:06
“Eski eş’ârda dûrbîn ile ma'nâ görülür / Yeni eş’ârda ma-nâ diye külfet yoktur"
İskender Pala, Şair Eşref'in "berceste" bir beyitini şerh ediyor.
33. Bölüm
05:49
"Hikmet taleb-i mâlda Kârûn gibi şimdi"
İskender Pala, ünlü şair Nabi'nin bir gazelini şerh ediyor. "Hikmet taleb-i mâlda Kârûn gibi şimdi / Hâhişgeri-i lokmada Lokman unutulmuş / Olmuş o kadar halk-ı cihân mekrde üstâd / Kim sâbıka-ı şöhret-i şeytân unutulmuş"
32. Bölüm
05:18
"Abisten-i safâ vü kederdir leyâl hep"
İskender Pala, Rahmi mahlaslı şairin "berceste" beyitini açıklıyor. "Abisten-i safâ vü kederdir leyâl hep / Gün doğmadan meşîme-i şebden neler doğar."
31. Bölüm
05:18
"Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü behâdır"
İskender Pala, Nedim'in meşhur İstanbul beyitini açıklıyor. "Bu şehr-i Sitanbul ki bî misl ü behâdır / Bir sengine yek pâre Acem mülkü fedadır"
30. Bölüm
05:16
"Yâr elinden ey Muhibbî bir kadeh nûş eyleyen"
İskender Pala, Muhibbi mahlaslı Kanuni Sultan Süleyman'ın "berceste" beyitini açıklıyor. "Yâr elinden ey Muhibbî bir kadeh nûş eyleyen / Hızr elinden ger olursa âb-ı hayvân istemez"
29. Bölüm
05:35
"Aşk kim kalbe gıdadır ne yenir ne yutulur"
İskender Pala, Şinasi'nin beyitinden hareketle "aşk"ı anlatıyor. "Aşk kim kalbe gıdadır ne yenir ne yutulur / Bir demir leblebidir çiğneyene aşk olsun"
28. Bölüm
05:43
"Andelîbi verd-i sad-berg ile tekfîn ettiler"
İskender Pala, İzzet Molla'nın "berceste" beyitini yorumluyor. "Andelîbi verd-i sad-berg ile tekfîn ettiler / Bir gülistan beytini üstünde telkîn ettiler"
27. Bölüm
05:14
"Ben melamet hırkasını / Kendim giydim eğnime"
İskender Pala, Kul Nesimi'nin dörtlüğünden hareketle "melâmet" kavramını irdeliyor. "Ben melamet hırkasını / Kendim giydim eğnime / Âr u namus şîşesini / Taşa çaldım kime ne"
26. Bölüm
05:20
"Ettik o kadar ref'-i taayyün ki Neşati"
İskender Pala, Mevlevi şair Neşati'nin "berceste" beyitini yorumluyor. "Ettik o kadar ref'-i taayyün ki Neşati / Âyîne-i pür-tâb-ı mücellâda nihanız"
25. Bölüm
05:21
"Bin şîvesi vardır bu Züleyhâ-yı cihânın"
İskender Pala, İzzet Molla'nın "berceste" beyitini yorumluyor. "Bin şîvesi vardır bu Züleyhâ-yı cihânın / Ey Yûsuf-ı hüsn eyleme zindânı feramuş"
24. Bölüm
05:28
"Sanmanuz kim geceler beyhûdedir efgânımız"
İskender Pala, Fuzuli'nin gazelinden "berceste" bir beyiti açıklıyor. "Sanmanuz kim geceler beyhûdedir efgânımız / Mülk-i aşk içre hisâr-i istikâmet bekleriz"
23. Bölüm
05:34
"Gâh olur devrân bize mihr ü vefâlar gösterir"
İskender Pala, Sultan II. Bayezid’in “Adli” mahlasıyla yazdığı bir beyiti yorumluyor. "Gâh olur devrân bize mihr ü vefâlar gösterir / Gâh döner her lutfuna yüz bin cefâlar gösterir"
22. Bölüm
05:21
"Hudâ göstermesin âsâr-ı izmihlâl bir yerde"
İskender Pala, Yenişehirli Avni Bey'e ait bir "berceste" beyiti yorumluyor. "Hudâ göstermesin âsâr-ı izmihlâl bir yerde / Ehibba şîve-i yağmada mebhût eyler âdâyı"
21. Bölüm
05:27
"Aşk odu evvel düşer ma’şuka andan âşıka"
İskender Pala, Laedri'ye ait "berceste" bir beyiti yorumluyor. "Aşk odu evvel düşer ma’şuka andan âşıka / Şem’i gör kim yanmadan yandırmadı pervâneyi"
20. Bölüm
05:52
"Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal"
İskender Pala, divan şairimiz Baki'nin meşhur beyitini açıklıyor. "Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal / Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş"
19. Bölüm
05:35
"Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn"
İskender Pala, 16. yüzyılda eserler veren Fuzuli'nin "berceste" bir beyitini yorumluyor. "Dost bî-pervâ felek bî-rahm ü devran bî-sükûn / Derd çoh hem-derd yoh düsmen kavî tâli' zebûn"
18. Bölüm
05:42
"Elif okuduk ötürü / Pazar eyledik götürü"
İskender Pala, Yunus Emre'nin bir dörtlüğünü yorumluyor.
17. Bölüm
05:55
"Bâğ-ı dehrin hem hazânın hem bahârın görmüşüz"
İskender Pala, divan şairi Nabi'nin "berceste" beyitini yorumluyor.
16. Bölüm
05:28
"Güzeller mihribân olmaz demek yanlıştır ey Bâkî"
İskender Pala, divan şairimiz Baki'nin "berceste" bir beyitini ele alıyor.
15. Bölüm
05:16
"Bu gamlar kim benim vardır baîrin başına koysan"
İskender Pala'nın divan edebiyatımızın seçkin beyitlerini yorumladığı bu bölümde, Fuzuli'nin "Bu gamlar kim benim vardır baîrin başına koysan / Çıkar kafir cehennemden güler ehl-i azâb oynar" beyitini konuşuyoruz.
14. Bölüm
05:20
"Marifet iltifata tabîdir"
Berceste'nin bu bölümünde, Muallim Naci'nin, halk ağzına da yerleşen "Marifet iltifata tabîdir / Müşterisiz metâ zâyidir" dizesini inceliyoruz.
13. Bölüm
05:28
"Ehi temkinem beni benzetme ey gül bülbüle"
İskender Pala'nın divan edebiyatının nadide beyitlerini açıkladığı Berceste'nin bu bölümünde, Fuzuli'nin "Ehi temkinem beni benzetme ey gül bülbüle / Derde yok sabrı anun her lahza bin feryadı var" beytini dinliyoruz.
12. Bölüm
05:43
"Bende Mecnun'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var"
İskender Pala'nın divan edebiyatının "berceste" beyitlerini açıkladığı Berceste'nin bu bölümünde, Fuzuli'nin "Bende Mecnun'dan füzûn âşıklık isti'dâdı var / Âşık-ı sâdık benim Mecnun'un ancak adı var" beyitini ele alıyor.
11. Bölüm
05:04
"Tûti-i mu’cize gûyem ne desem lâf değil..."
İskender Pala'nın divan edebiyatından nadide beyitleri açıkladığı Berceste'nin bu bölümünde Nef'i'nin iki beytini dinliyoruz:
10. Bölüm
05:36
"Zen merde cüvân pîre kemân tîrine muhtaç"
Prof. Dr. İskender Pala'nın divan edebiyatından nadide beyitleri yorumladığı Berceste'nin bu bölümünde Basirî mahlaslı şairin "Zen merde cüvân pîre kemân tîrine muhtaç / Eczâ-yı cihân cümle birbirine muhtaç" beytini konuşuyoruz.
9. Bölüm
05:30
"Kâşkî sevdiğimi sevse kamu halk-ı cihân"
Berceste'nin bu bölümünde Prof. Dr. İskender Pala, Taşlıcalı Yahya'nın "Kâşkî sevdiğimi sevse kamu halk-ı cihân / Sözümüz cümle hemân kıssa-i cânân olsa" beytini bizler için yorumluyor.
8. Bölüm
05:42
"Hak kulundan intikamın yine abdiyle alır"
İskender Pala'nın hazırlayıp sunduğu Berceste'nin bu bölümünde, Hacı Bayram Veli'nin, "Hak kulundan intikamın yine abdiyle alır / Bilmeyen ilm-i ledünni onu kul yaptı sanır" beyitini dinliyoruz.
7. Bölüm
06:48
"Kendi elimle yâre kesip verdiğim kalem"
İskender Pala'nın divan edebiyatının seçkin beyitlerini açıkladığı Berceste'nin bu bölümünde, Nevres-i Kadîm'in "Kendi elimle yâre kesip verdiğim kalem / Fetvâ-yı hûn-ı nâ-hakkımı yazdı ibtidâ" beyitini dinliyoruz.
6. Bölüm
05:23
"İlm kesbiyle pâye-i rif'at"
Prof. Dr. İskender Pala'nın divan edebiyatından "Berceste" beyitleri açıkladığı programın bu bölümünde, Fuzuli'nin faziletli bir dörtlüğünü dinliyoruz: "İlm kesbiyle pâye-i rif'at / Bir hayâl-ı muhâl imiş ancak / Aşk imiş her ne var alemde / İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak"
5. Bölüm
05:32
"Meydana geldi na'ş-ı rakîb-i nemîme-sâz"
Prof. Dr. İskender Pala'nın divan edebiyatı beyitlerini açıkladığı Berceste'nin bu bölümünde, 18. yüzyıl şairi Sâbit'in "Meydana geldi na'ş-ı rakîb-i nemîme-sâz / Kıldım huzûr-ı kalb ile ömrümde bir namaz" beyitini açıklıyor.
4. Bölüm
05:28
"Bir başıma kalsam şeh-i devrâna kul olmam"
Berceste'nin bu bölümünde İskender Pala, 19. yüzyılın ortalarında vefat eden "Dertli" mahlaslı şairimizin "Bir başıma kalsam şeh-i devrâna kul olmam / Vîrân olası hânede evlâd u ıyâl var" beyitini yorumluyor.
3. Bölüm
05:35
"Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi"
Yazar İskender Pala'nın seçtiği meşhur beyitleri, güncel bir üslup ve yaklaşımla açıkladığı Berceste'nin bu bölümündeki beyitimiz: "Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi"
2. Bölüm
05:02
"Dest-bûsı ârzusıyla ger ölsem dostlar"
Ömrünü divan edebiyatına adayan yazar İskender Pala'nın seçtiği meşhur beyitleri, güncel bir üslup ve yaklaşımla açıklayacağı "Berceste" TRT 2'de sizlerle! Bu bölümün beyiti: "Dest-bûsı ârzusıyla ger ölsem dostlar / Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su."
1. Bölüm
05:45