41 Bölüm
39:50:46
MİNİMALİZM'de BİR DEHA
20. yüzyılda müzik, siyasi iklim, teknolojideki ilerlemeler ve üsluptaki büyük değişimler nedeniyle çarpıcı bir şekilde evrilir. Geçmişin müziğini daha da ileriye taşımak için mücadele eden birçok besteci, yerleşik müzik kurallarına tepki göstererek heyecan verici yeni formlar ve stiller yarattılar.
58:11
1. BÖLÜM
MAHLER
Atonal Müziğin sınırındaki Geç Dönem Romantik bir besteciden söz edeceğiz sizlere. Yaşadığı yıllarada en çok orkestra şefi olarak rağbet gören Gustav Mahler, 20.Yüzyılın ikinci yarısından itibaren tanındı ve beğeni kazandı.
58:57
2. BÖLÜM
KUZEYİN MODERNİSTİ
Kariyeri 60 yıla yayılan Dmitri Shostakovich, senfoni, oda müziği, opera ve film müziği alanında muhteşem bir üretkenlik gösterdi.
58:41
3. BÖLÜM
GAUGUİN ve EMPRESYONİST DEBUSSY
Gauguin'e göre renkler soylu olan ve olmayan olarak ayrılır. Dingin, teselli eden renklerin yanı sıra cüretkar ve kışkırtıcı renklerlerdir bahsettiği. Önemli olan da bu renklerin uyumudur ona göre.
58:16
4. BÖLÜM
GLAZUNOV
Rus müziğinde, Rus beşleri kadar önemli bir yer tutan bir diğer besteci Alexander Konstantinovich Glazunov olmuştur. Glazunov'un ilk dönem eserleri Rus Beşlerinin etkisi altındadır.
57:56
5. BÖLÜM
NEOKLASİZM ve STRAVINSKY
Stravinsky, Picasso'nun yorulmak bilmez enerjisinden ve çok yönlü yeteneğinden yoksun olabilir, ancak çalışmalarının, kişisel felsefesinin tutarlılığı ve vizyonu, hem kelimelerle hem de seçtiği sanatsal araçla ifade etme yeteneği açısından Picasso'yu geride bırakır.
58:56
6. BÖLÜM
GRIS, LEGER, UTRILLO, MAX ERNST ve SATIE
Sevgili dinleyiciler, müzikte kübizm nasıl şekillenir? Kübizm’in temel düşüncesi olan hacim kırıp yeniden oluşturma düşüncesi müziğe aktarılabilir mi?
57:30
7. BÖLÜM
FİNLANDİYA'DAN
1907 yılında “Üçüncü Senfoni”sini besteleyen Sibelius, romantizm sonrası
ekspresyonizm akımından uzaklaşarak kuvvetli orkestra karakterinin yerine, daha yumuşak, empresyonist tınılar kullanmayı tercih eder.
58:26
8. BÖLÜM
VİYANA OKULU
Alban Berg’in, bir besteci olarak önemi, önceki akımlardan da yararlanarak, çağdaş besteleme tekniklerini, çok başarılı bir biçimde, özgün müziğinde birleştirir.
58:29
9. BÖLÜM
BİR ÇEK, JANACEK
Modern müzikteki pek çok yenilik gibi, Janacek’in az önce bahsettiğimiz müzik ve konuşma arasındaki ilinti, sanatın bir parçasını oluşturmuş, her büyük opera ve lied bestecisinin düşüncelerinin alt yapısınıda kurgulamıştır.
58:26
10. BÖLÜM
MACAR MÜZİĞİ'ne DUYULAN AŞK ve BRAHMS
Viyana onun yalnızca üvey vatanı olduğu halde, Brahms, diğer iki Viyanalı besteci olan Haydn ve Schubert’in bir başka özelliğini, Macar müziğine duydukları sevgiyi de paylaşır.
57:57
11. BÖLÜM
NEOKLASİZM
Füg, kanon, Toccata ve Concerto Grosso gibi tür ve biçimlerin ele alındığı Yeniden Klasikçiliğin başlangıcı, 19. Yüzyılın sonlarına, kısaca eski müziğe yeniden ilgi duyulduğu yıllara değin izlenebilir.
57:53
12. BÖLÜM
ADDINSEL and “DANGEROUS MOONLİGHT”
Addinsell'in toleranslı armonileri ve görkemli Romantik Dönem jestlerini cüretkarca kullanması, Varşova Konçertosu'nun bugün neden bu kadar popüler kaldığını açıklama konusunda bize yardımcıdır.
57:19
13. BÖLÜM
PROKOFİEV
Bestecilerin yaratış evresindeki türlü ilişkilerin, yani insanın kendisiyle ve doğayla arasındaki karmaşık durumun, herhangi bir evresi de esere yansıyabilir.
57:56
14. BÖLÜM
RAVEL VE ARMONİLERİ
Ravel, Sol Majör Piyano Konçertosu’nu klasik konçerto yapısında tasarlayarak, biçimsel yönden Mozart’a, tınısal parlaklık yönüyle de Saint-Saëns’a gönderme yaptı.
58:56
15. BÖLÜM
BİR ÇEK MÜZİK USTASI
20. yüzyılın en üretken ve çok yönlü bestecilerinden biri olan Bohuslav Martinu’nun kompozisyonları, bir dizi etkiyi göz önüne serer. Bunlar Fransız empresyonizmi, caz, İngiliz madrigalleri, Çek ve Moravya halk şarkıları kaynaklıdır.
58:56
16. BÖLÜM
BİR NEO-KLASİK BUSONİ
1912 yılında Busoni'nin deneysel çalışmaları, henüz tonal bir merkezden yoksundur ve melodik desenler Schoenberg'in on iki tonlu yeniliklerini kabul ederken, armonik dokuları da Debussy'nin empresyonist yeniliklerini özümser.
58:58
17. BÖLÜM
ALMAN BESTECİ RİCHARD STRAUSS
Strauss'un kompozisyon stili, orkestrasyon, dinamizm, karakter, aralık, enstrümantasyon ve renk kullanımı konusunda çağdaşları arasında farklılık yaratır.
58:56
18. BÖLÜM
20. YÜZYILDA POLONYA MÜZİĞİ
Savaş yılları, çeşitli siyasal bunalımlar birçok yerde olduğu gibi, Polonya’da da kompozisyon boşluğuna yol açtı. Ancak 1949 yılında genç müzisyenler tarafından oluşturulan “1949 Topluluğu”, klasik müzikte oluşan bu boşluğu doldurmaya çalıştı.
58:56
19. BÖLÜM
BİR FRANSIZ GELENEKÇİSİ FAURE
Faure’nin son dönemi, doğrusallığa vurgu yapan ve artan doku kalınlığı ile karakterize edilir. Tekniğin basitleştirilmesi amacıyla daha önceki eserlerin ayrıntılı süslemeleri artık yoktur. Bu kompozisyonlar, bestecinin son derece kişisel ve ayrıntılı düşüncelerini içerir.
58:56
20. BÖLÜM
GERSHWİN ve YENİ TINI
George Gershwin caz ile birlikte yeni bir müzikal anlatım oluşturdu. Müzikal gelişimin akışında bir devamlılık arayışına sahip olan rapsodi ve konçerto gibi geleneksel müzik formları, Gershwin’in kaleminde başka bir platforma oturdu.
57:56
21. BÖLÜM
BELA BARTOK
Bartok ulusal bir bestecinin müzik dili ana dili gibi olası gerekir” düşüncesiyle hareket etti. Halk müziğinin sağladığı gereçlerden yararlanılması; bunların ya olduğu gibi ya da benzetme yoluyla, evrensel ya da yabancı eğilimleri olan yapıtlara rastgele serpiştirilmesi anlamına gelmez.
58:36
22. BÖLÜM
MÜZİK SANATI
Müziğin iletisini salt tematik olarak algılayan kimse azdır. Müziğin düşsel dünyası karşı tarafa geçmiyorsa, aktarılan yapının iyi bir kompozisyon olmadığı konusunda birleşilir.
57:53
23. BÖLÜM
DİNLEYİCİ ve DEBUSSY
Özellikle Fransız besteciler arasında, eserlerinde egzotizmi dekoratif bir detay olarak kullanan Debussy, bu tutkuyu dinleyicinin tüm benliğine aktarır.
58:26
24. BÖLÜM
DEBUSSY ve HAVADA KALIŞ
Igor Stravinsky, yeni renk ve tınılarla dolu Debussy’den oldukça etkilenir. Debussy'nin piyanoda yeni sesler keşfetmesi, klavyeyi kullanan ellerin fizyolojisiyle doğrudan ilgiliyken, Debussy'nin piyano müziğindeki “havada kalış”ı, dönem açısından ve yeni arayışlardaki diğer bestecileri de etkiler.
58:26
25. BÖLÜM
DVORAK
Dvorak kompozisyonunu, Slav uluslarının halk geleneklerinden ve Amerika'da kaldığı süre boyunca otantik Afro-Amerikan ve Kızılderili müziğinden yararlanacak şekilde de genişletti.
57:56
26. BÖLÜM
MAHLER ve 2 SENFONİSİ
Brahms’a göre müzikte devrimcilerin yeni kralı artık Mahler”dir. Ancak bazı eleştirmenlere göre de Mahler’in hayatı Strauss’un gölgesi altında geçmiştir.
57:56
27. BÖLÜM
CAMILLE SAINT-SAENS ve FRANSIZ MÜZİĞİ
On dokuzuncu yüzyıl Fransa'sında tarihi Fransız müziğini yeniden canlandırmak bir öncelik haline geldikçe, Saint-Saëns'in eserlerinde neoklasik unsurlar ortaya çıkmaya başlar.
58:23
28. BÖLÜM
20.YÜZYILDA BİR POLONYALI
Dünya çapında bir sanatçı, ünlü besteci, barış savunucusu, humanist ve bir siyasetçidir Paderewski.
57:56
29. BÖLÜM
KLASİK FORMLARIN VAZGEÇİLMEZİ CESAR FRANCK
Franck, müzikteki yaratıcılığının zirvesine 1870 yıllarında, yaklaşık elli yaşlarının sonunda ulaştı. Fransız müziğinden çok Alman müziğiyle ilişkilendirilen besteci, Post-Romantizm’in en büyük isimlerindendir
58:57
30. BÖLÜM
20. YÜZYIL NEO KLASİZM, MİKROTONALİTE ve CAZ
1920‟lerde ortaya çıkmış olan “Mikrotonal Müzik”, o zamana kadar kullanılan tam ve yarım şeklinde eşit aralıklarla bölünmüş seslerin, daha küçük aralıklara bölünerek kullanılmasını amaçlayan ve çeyrek sesli müzik olarak da adlandırılan bir kompozisyon tekniğidir.
57:56
31. BÖLÜM
MUSSORGSKY ve MÜZİĞİ
Genellikle konulu form çalışan besteci, bu konuda diğer bestecilere karşı farklılar gösterir. Çeşitleme ve yeniden gelişme yapıtlarında az rastlanır.
58:36
32. BÖLÜM
KOZMOPOLİT BİR İNGİLİZ BESTECİ, DELIUS
Müziğinin analitik tanımlamalara karşı dayanıklı olduğu kanıtlar besteci. Delius'un türe, biçime, armoniye ve orkestrasyona yaklaşımı son derece bireyseldir ve nadiren geleneksel bir çizgiyi takip eder.
57:26
33. BÖLÜM
BİR FRANSIZ, FAURE
Faure!'nin müziği hangi anlamda duyusaldır? Ve oldukça sıradan görünen ritimleri, örneğin Gounod'dan hangi anlamda farklıdır? Aslında Faure'nin tematik yapısı Debussy'nin yanında neredeyse sıradan gibi görünse de, Faure'nin müzik dili kendi formunu dayatan bir niteliğe sahiptir.
57:56
34. BÖLÜM
BARTOK ve ULUS
Çok sayıda yöresel ezgileri notaya alan Bartok, 1906 yılında “Yirmi Macar Halk Şarkısı”nı yayımladı. Bu bir başlangıçtı onun için. Bunu diğer derlemeler takip etti ve bazı gezilerine Zoltan Kodaly’de katıldı.
58:19
35. BÖLÜM
EDGAR VARESE ve CARL NIELSEN
Cesurca yenilikçi senfoniler yazan Nielsen, ulusal kimliğin bir parçası haline gelir. Bununla birlikte, katı geleneksel kompozisyon tekniklerine, senfonik patlamalardan oluşan küçük klasik formlara ve labirent benzeri dairelere rastlarız partisyonlarında.
58:20
36. BÖLÜM
MAHLER ve STRAUSS, SON ROMANTİKLER
Mahler, umutsuzluk, acıya kenetlenmek, ama her şeye rağmen yaşamı sevmek gibi çapraşık bir ruh halinde olduğunu yazar bir arkadaşına. Ayrıca bu duygularını 1. Senfonisinin üçüncü bölümünde işler.
58:11
37. BÖLÜM
BRUCH ve RAVEL
Bruch’un, teknik ustalık isteyen 1. Keman konçertosunun “Ön Oyun” başlıklı birinci bölümü, küçük çaplı sonat yürüğüne seçkin bir örnek diyebiliriz.
57:56
38. BÖLÜM
BİR MODERNİST
Prokofiev'in erken dönem eserlerinde görülen Rus halk müziği, klasik geleneklerle erken dönemde karşılaşmasına bağlanabilir.
58:11
39. BÖLÜM
TİTİZ BİR MACAR
Bartok'un ardından düzinelerce besteci, onun araştırma ve bulduğu malzemeleri kullanma yöntemlerini takip etti.
58:38
40. BÖLÜM
BİR RAGTIME USTASI
Kompozisyonlarındaki karmaşık stil, Joplin'in duyulmayanı çalmak gibi bir amacı olduğunu ortaya koyar. Sıra dışı ritimleri içerisinde sürpriz vurgu kullanımıyla canlı, dans edilebilir bir kalite oluşur.
58:04
41. BÖLÜM