Sultanmurat

Bölümler

21 bölüm 03:50:44
1. Bölüm Sultanmurat
Öğretmen İnkamay Apay, kaba örülmüş yün şalına sımsıkı sarılı olduğu halde, soğuktan titreye titreye coğrafya dersi veriyordu. Okyanusta, Hint kıyıları yakınındaki o masal adası Seylan’ı anlatıyordu sınıfta.
1. Bölüm
11:32
2. Bölüm Sultanmurat
Babasının Çuy kanalından döndüğü gün ailede yaşanan o mutlu olayı bir daha yaşamak ne iyi olurdu! Bunu öyle çok istiyordu ki...
2. Bölüm
10:50
3. Bölüm Sultanmurat
O gün gerçekten çok eğlenceliydi. Az sonra Karayele yola gelmişti. Kendisinden isteneni anlamış ve boyun eğmişti. Her isteneni yapıyordu. Hızlı ya da yavaş yürüyor, koşuyor, dönüyor, duruyordu.
3. Bölüm
10:47
4. Bölüm Sultanmurat
Geçen yıl Çuy kanalında, sazların arasında bir bataklıkta çalışıyorduk. Arabalar yüklenince tekerlekler ispitlerine kadar çamura batıyordu. Bazıları saplanıp kalıyordu oldukları yerde.
4. Bölüm
10:58
5. Bölüm Sultanmurat
Ama uyku o kadar tatlıydı ki gözlerini açmak istemiyordu. Gece yarısından sonra hava serindi. Sultanmurat o zaman babasına iyice sokuldu.
5. Bölüm
10:43
6. Bölüm Sultanmurat
Bundan sonra yönetici konuştu, sonra yine Tinaliev. Sınıf canlanmış, çocuklar parmak kaldırmaya başlamıştı. “Ben giderim, ben giderim” diyorlardı.
6. Bölüm
11:02
7. Bölüm Sultanmurat
Uğrunda okulu terketmek zorunda kaldıkları olaylar, 1943 kışının başlarında işte böyle başladı. Yapılacak çok iş vardı, sandıklarından çok daha fazla…
7. Bölüm
10:36
8. Bölüm Sultanmurat
Bu dört batır arasında bir de beşincisi vardı: Kubat-kulbatır. O da on beş yaşındaydı, o da ailenin en büyük çocuğuydu. Babası, Beyaz Rusya ormanlarında kahramanca çarpışarak ölmüştü. Çalışmayı sever, yorulmak nedir bilmezdi.
8. Bölüm
10:42
9. Bölüm Sultanmurat
Az sonra Çabdar arayı kapattı, üstünlüğünü kanıtladı. Onun gerçek bir yarış atı gibi hızlı koştuğunu babası söylemişti zaten. Göz ucuyla sınıf arkadaşlarına bakınca onların o yarışı, o güç gösterisini seyretmek için durduklarını gördü.
9. Bölüm
11:24
10. Bölüm Sultanmurat
Kapkara yanmış yüzü, kırağı kaplamış ağır kürkü, tilki postundan yapılmış kalpağı, keçe koncu dizlerinin yukarısına kadar çıkan çizmeleriyle, kocaman görünüyordu.
10. Bölüm
10:23
11. Bölüm Sultanmurat
Önce Mırzagül’e çok güzel olduğunu, köyün en güzel kızı olduğunu, hatta yalnız köyün değil, bütün dünyanın en güzel kızı olduğunu söylemek istiyordu.
11. Bölüm
10:51
12. Bölüm Sultanmurat
O sonsuz mavide uçan güvercin kendisiydi, onunla kanat kanada uçan ak güvercin ise Mırzagül.
12. Bölüm
11:25
13. Bölüm Sultanmurat
Küçük çocuğun sesi özlem dolu, acı dolu, şikayet doluydu. Bir yakarış, bir dua idi bu. Sultanmurat pek duygulandı ve gözyaşlarını zor tuttu. Kardeşine vurduğu için büyük bir üzüntü duyuyordu.
13. Bölüm
10:35
14. Bölüm Sultanmurat
Bahar gelmişti, işlerini, telaşlarını arttırmıştı ama hayatlarına da yeni bir canlılık getirmiş, yeni bir renk katmıştı.
14. Bölüm
10:55
15. Bölüm Sultanmurat
Başkan Tinaliev, parmağıyla Sultanmurat’ı gösterdi ve ona "Sultanmurat" dedi, "sen bu komando birliğinin komutanı olarak, işe koyulmadan önce, herkesin atları nasıl koştuğuna bakacaksın. Anlaşıldı mı?"
15. Bölüm
10:37
16. Bölüm Sultanmurat
Akşam, Anatay’la Sultanmurat henüz barışmamışlardı ama iş yüzünden konuşmak zorunda kalıyorlardı.
16. Bölüm
10:47
17. Bölüm Sultanmurat
Duvara dayanıp sarsıla sarsıla ağlayan Anatay, tek kelime konuşamıyordu. Sultanmurat’ın sözleri onu sakinleştirmek şöyle dursun, acılarını daha da arttırmış, boğulurcasına ağlamaya başlamıştı.
17. Bölüm
11:29
18. Bölüm Sultanmurat
Çadıra geldikleri zaman ayakta duracak halleri kalmıyordu ve şafakta kalkıp yeniden işe koyulmaları gerekti. Ne kadar da zordu şafakta kalkmak!
18. Bölüm
10:45
19. Bölüm Sultanmurat
Hem yakın hem uzakta, hem gözlerinin önünde hem de ulaşılamayan o ulu dağlar, doğan güneşin ışıklarında pırıl pırıldılar. Evet, Aksay’ın o sabahı çok çok güzeldi.
19. Bölüm
11:18
20. Bölüm Sultanmurat
Arabacı işte bu haberi getirdi. Bundan sonra hepsi birlikte öğle yemeği yediler.
20. Bölüm
10:42
21. Bölüm Sultanmurat
Şans diye birşey gerçekten varmış meğer. Dayanacak halleri kalmamıştı. Buzda, ayazda bir arkar avlamak için dağlarda gezip duracaklardı. Bir arkar vursalar bile pek işe yaramazdı...
21. Bölüm
12:23