Rüzgarlı Pazar

Bölümler

20 bölüm 03:47:44
1. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
İğde kokusuna tutulmuş gidiyordum, hazirana yakın, mayısın bilmem kaçı. İğde nerede? Otoların geçtiği köprüyle yayaların yürüdüğü üst geçit arasında.
1. Bölüm
11:35
2. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
"Ne yapıyorsun Duran?" dedim . "Balon satıyorum." dedi. Baktım önünde bir küçük tezgah, allı yeşilli balonlar...
2. Bölüm
11:24
3. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Merdiveni çıktık, şimdi üst geçitin üstündeyiz. İki adet güneş şemsiyesi var.
3. Bölüm
10:48
4. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Duran, sessiz. Yol boyu bir soru sordu sade: "Bunca araba nereye gidiyor?" diye.
4. Bölüm
10:03
5. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Duran'ın mahallesinde çok şey duydum, çok şey gördüm.
5. Bölüm
09:51
6. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
"Vay be şu çocuğa bak, melekleri görüyor ya!"
6. Bölüm
10:45
7. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Adamotu dedikleri şey, patates yumrusuna benzer. Şöyle boğum boğum uzanan geriye çalar.
7. Bölüm
11:06
8. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Pislik artık merdiveni tırmanıyor.
8. Bölüm
11:11
9. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Nimet'in babası zamanında yırtmak için epeyce gayret sarfetmiş. Atölye devralmış, dükkan açıp perakendeciliği denemiş, pazarcılık dahi yapmış ama nafile.
9. Bölüm
10:20
10. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Nimet'e bu tezgahı ayarlayan Şapkacı Bacı'dır. Şapkacı Bacı, dul bir kadındır.
10. Bölüm
11:37
11. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Nimet'le Duran'a günde iki çay Pala'nın ikramı. Hani biri kör öteki çocuk ya... Pala bu, "Benden olsun!" demiş.
11. Bölüm
11:58
12. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Doktorluğu bir kış günü ortaya çıktı. Şapkacı Bacı kötü üşütmüş, kof kof öksürüyor.
12. Bölüm
11:08
13. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
O gün Nimet, Duran'ı gönderip Cesur'u sabah çayına davet etti.
13. Bölüm
11:15
14. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Nimet'in göz yaşları pıtır pıtır dökülüyor. Elini uzatıp Cesur'un yüzünde gezdiriyor.
14. Bölüm
11:10
15. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Güz günleri, şurup gibi günler. Yahu şurup dedim de aklıma geldi. İnsanlar artık şurup içmiyor.
15. Bölüm
11:02
16. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Kız gele gele dürümcü minibüsünün önüne vardı, içeride kebap ve şarap kokusuna bulanmış, çalışıp duran dürümcü babaya seslendi.
16. Bölüm
11:12
17. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Baston, görme özürlünün eli ayağıdır, muhafızıdır. Onu başkalarına muhtaç olmaktan kurtarıp bağımsız kılan en mühim şeydir.
17. Bölüm
12:02
18. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Yoksullar bekler, beklemek umuttur. O bekleyişin karşılığı üç beş kuruş... Hani, "Ne olacak?" demeyin, evde yol gözleyenler var.
18. Bölüm
12:43
19. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Çocuklar gece yarısına kadar çalışırlar. Bazıları, aileleri tarafından belirlenen parayı denkleştirmeden eve dönemez.
19. Bölüm
12:48
20. Bölüm - Rüzgarlı Pazar
Son bölüm.
20. Bölüm
13:46