Moby Dick

Bölümler

95 bölüm 20:23:18
1. ve 2. Bölüm - Moby Dick
Ishmael deyin bana. Birkaç yıl önce -kaç yıl önce olduğu önemli değil- paramın azaldığı ya da hiç kalmadığı bir sırada, karada da beni ayrıca bağlayan hiçbir şey olmadığı için biraz engine açılayım, bu dünyanın denizlerini şöyle bir göreyim dedim.
2. Bölüm
12:44
3. Bölüm - Moby Dick
Yasak denizlere açılmaya, vahşi kıyılara çıkmaya can atarım. İyi şeylerin ne olduğunu bilirim ama kötü şeyleri de çabucak kavrarım ve hemen alışıveririm onlara.
3. Bölüm
12:59
4. Bölüm - Moby Dick
Şimdi tıpkı bir burguya benzeyen şu zıpkın da Java denizlerinde bir balinaya fırlatılmış. İçinde zıpkınla kaçan balina, yıllar sonra Blanco Burnu'nda öldürülmüş.
4. Bölüm
12:59
5. Bölüm - Moby Dick
Hancıya yaklaştım. Kar tipisinde Hekla Dağı kadar soğukkanlıydım. "Ahbap" dedim, "bırak şu çöp yontmayı. Birbirimizin dilinden anlamalıyız, hem de hemen."
5. Bölüm
13:07
6. Bölüm - Moby Dick
Bir şeyler kekeleyerek -kendim de anlamadığım bir şeyler- heriften kaçıp duvardan yana yuvarlandım, "İnsen de, cinsen de kımıldama, bırak kalkıp şu lambayı yakayım." diye yalvardım.
6. Bölüm
13:04
7. Bölüm - Moby Dick
Hancı bir kapıyı açarak "Hey, yemeğe gelin!" diye bağırdı, biz de sabah kahvaltısına gittik.
7. Bölüm
13:07
8. Bölüm - Moby Dick
Bir gemiye binmenin tadına kapılmıştım, yükselme umutları vardı içimde. Öyle ya, batan bir gemi, bana ölümsüzlük diploması verebilirdi. Evet, bu balinacılık işinde ölüm vardır. İnsan, kaşla göz arasında, ne oldum demeye vakit bulmadan öteki dünyayı boylayıverir.
8. Bölüm
12:52
9. Bölüm - Moby Dick
Bir tayfa da geminin bağlı olduğu rıhtıma koşup, kazıklardan birine yapıştırılmış ilanı okuyor. Bir baba katilinin şeklini şemalini veriyor bu ilan; yakalayana beş yüz altın var.
9. Bölüm
12:56
10. Bölüm - Moby Dick
Tanrı, Yunus'a ikinci buyruğunu yolladı. Bitkin, perişan Yunus, kulakları iki deniz kabuğu gibi okyanusun bin bir sesiyle uğuldayan Yunus, Tanrı’nın buyruğunu yerine getirdi. Neydi bu buyruk gemici kardeşlerim? Yalancıların yüzüne karşı doğruyu söylemek! İşte buydu o buyruk!
10. Bölüm
13:03
11. Bölüm - Moby Dick
Kendinizi uzun süredir ve tamamıyla rahat buluyorsanız, artık size rahatsınız denemez... Ama eğer Queequeg ile benim yataktaki halimde olup da burnunuzun ucu ya da tam tepeniz biraz üşürse, o zaman duyacağınız sıcaklığın tadına doyum olmaz.
11. Bölüm
13:09
12. Bölüm - Moby Dick
Denize açılınca, meltemin serin tazeliği arttı; küçük gemi, ağzı köpükler saçan bir tay gibi, diri dalgaları yarmaya başladı. O sert, o azgın deniz havasını nasıl çektim içime!
12. Bölüm
12:24
13. Bölüm - Moby Dick
Yüzü çilli, sarı saçlı, sarılar giymiş bir kadın gördüm. Bu kadın hanın kapısında duruyor, başının üstünde, donuk kırmızı ışıklı bir lamba sallanıyordu, kan çanağına dönmüş bir gözü andıran bir lamba.
13. Bölüm
12:50
14. Bölüm - Moby Dick
Bu yaşlı deniz kurdunun yarı şaka yarı ciddi sözlerinin altında; bir adalının, Nantucket’li bir Cluaker’in kara adamlarına karşı önyargılarını, Cape Cod’dan ya da Vineyard’dan gelmeyen tüm yabancılar karşısındaki kuşkularını sezinliyordum.
14. Bölüm
13:04
15. Bölüm - Moby Dick
Ne var ki kazançtan böylesine cömert bir pay almama bir engel de vardı. Karada, hem Kaptan Peleg hem de gözümün pek tutmadığı eski ahbabı Bildad üstüne birçok şey duymuştum.
15. Bölüm
12:18
16. Bölüm - Moby Dick
Çok geçmeden Bayan Hussey göründü. Bir elinde hardal kabı, bir elinde sirke şişesi vardı; çünkü bir yandan onları doldurmak, bir yandan da küçük zenci oğlanını azarlamakla meşgulmüş o sırada.
16. Bölüm
12:19
17. Bölüm - Moby Dick
Queequeg, kılı kıpırdamadan zıpkının ipini çekerken "Şimdi gördü" dedi, "tut ki bu bir balina göz. O zaman öldü bu balina."
17. Bölüm
12:48
18. Bölüm - Moby Dick
Charity idi adı, yani "Hayırseverlik". Herkes ona Charity Teyze derdi. Gerçekten de bu hayırsever Charity Teyze, hastabakıcı rahibeler gibi dört bir yana koşuyordu.
18. Bölüm
13:12
19. Bölüm - Moby Dick
Açık denize varıp da kılavuza gerek kalmayınca, peşimiz sıra gelen sağlam yelkenli sandal, bordamıza yanaştı. O zaman Peleg ile Bildad’ın nasıl heyecanlandıkları görmek, hem garip hem de hoş bir şeydi.
19. Bölüm
13:01
20. Bölüm - Moby Dick
Balina hiçbir ünlü yazarı ilgilendirmez, balina avının hiçbir ünlü tarihçisi çıkmamıştır mı diyeceksiniz?
20. Bölüm
13:16
21. Bölüm - Moby Dick
İyi bir yemekten sonra ölüm aklından geçecek olursa, işini bilen her denizci gibi yukarının buyruğuyla güverteye fırlamak ve orada bir işe koşulmak kabilinden bir şey gibi görüyordu herhalde bunu.
21. Bölüm
12:49
22. Bölüm - Moby Dick
Bu yabanıl inanca karşı, Man Adası'ndan gelen biri, mezardan çıkmışa benzeyen kır saçlı bir ihtiyar, başka bir şeyler söyledi.
22. Bölüm
12:25
23. Bölüm - Moby Dick
O düşte her şey öyle karmakarışıktı ki bir yandan da şöyle diyordum kendi kendime: "Onun bacağı nedir ki artık? Bir değnek ancak, balina kemiğinden bir değnek..."
23. Bölüm
12:11
24. Bölüm - Moby Dick
Balinaları büyüklüklerine göre üç ana cilde ayırıyorum. Bu ciltler bölümlere ayrılır ve büyük küçük tüm balinaları içine alır.
24. Bölüm
13:02
25. Bölüm - Moby Dick
Charley Coffin ise bu boynuzun, buzu delmeye yaradığını söyledi. Çünkü kılıç balina, kutup denizlerinin yüzüne çıkıp da suların buz tuttuğunu görünce, boynuzunu havaya kaldırır, buzları deler geçermiş.
25. Bölüm
12:58
26. Bölüm - Moby Dick
Hele Çar Nikola gibi gerçekten bir imparator kafası taşıyan bir adam, imparatorluğu ele alınca halk sürüleri hiç ses çıkarmadan boyunduruğu altına girerler.
26. Bölüm
12:41
27. Bölüm - Moby Dick
Pequod'un öteki kaptanlarıyla zıpkıncıları, kamarada pek oturmazlardı. Kamara onlar için girilip çıkılan bir cümle kapısı gibiydi. Açık havaydı asıl yaşadıkları yer.
27. Bölüm
13:15
28. Bölüm - Moby Dick
Gemi kaptanları, bu dalgın genç filozofları sık sık azarlarlar, seferle ilgilenmediklerini yüzlerine vururlar...
28. Bölüm
12:53
29. Bölüm - Moby Dick
Öyle insanlar vardır ki onların ateşli sözleri hakaret sayılmaz. Seni kızdırmak değildi niyetim. Aldırma, geç. Bak şu yüzlere, şu yabanıl esmer yüzlere bak. Güneşin yarattığı soluk alan, canlı resimler gibi hepsi.
29. Bölüm
11:35
30. Bölüm - Moby Dick
Başa gelen ne olursa olsun, insan şununla avunabilir her zaman: "Yazılı olan değişmez." Starbuck’a ne söylediğini duymadım. Ama benim gördüğüm kadarıyla Starbuck’ın hali, benim geçen akşamki halime çok benziyordu.
30. Bölüm
12:35
31. Bölüm - Moby Dick
Seferler alabildiğine uzar, gidiş gelişler hiçbir düzene sığmaz. Bu yüzden ve daha başka nedenlerden ötürü, Moby Dick üstüne şunun bunun vereceği haberlerin, balinacıların geniş dünyasında yayılması, uzun süre gerektiren bir şeydi.
31. Bölüm
13:05
32. Bölüm - Moby Dick
Ahab'ın göğsü bir havan topu olmuş, yanan yüreğini bir gülle gibi atıyordu sanki. Kafasında zonklayıp duran bu çılgınca düşünce, bacağı koptuğu an gelmiş olamaz ona.
32. Bölüm
13:05
33. Bölüm - Moby Dick
O sıralarda yalnız kayalık ve Alleghany Dağları’nın sınırladığı otlaklarda, vahşi at sürülerinin keyhüsreviymiş bu kırat.
33. Bölüm
13:16
34. Bölüm - Moby Dick
Bir gece nöbetindeydik, ay ışığı pırıl pırıldı. Tayfa yan yana dizilmiş, geminin ortasındaki tatlı su fıçılarından, kıç küpeştesinin ambar kapağı yanındaki büyük varile su taşıyordu.
34. Bölüm
13:13
35. Bölüm - Moby Dick
Bu balinanın bedeninden, aynı özel damgayı taşıyan iki zıpkın birden çıkarıldı. Bu iki zıpkınlama arasında üç yıl geçtiğini söyledim ama belki de daha fazla geçmiştir.
35. Bölüm
13:15
36. Bölüm - Moby Dick
Güney balinasının yaman gücünü ve zaman zaman gösterdiği hainliği anlatmak için kendi bildiğim birçok örnek daha verebilirim.
36. Bölüm
13:12
37. Bölüm - Moby Dick
Tashtego, balinaların rüzgar altına doğru daldıklarını bildirdiği için onların pruvamızın önünde yüze çıkacaklarını umuyorduk. Güney balinasının garip bir kurnazlığı da vardır.
37. Bölüm
13:05
38. Bölüm - Moby Dick
Alabildiğine hain bir denizde, en beklenmedik dalgaların salladığı bir teknede, bir balina avcısının ne rahat ve kaygısız bir ustalıkla ayakta dimdik durduğunu görmek, bir acemiyi her zaman şaşırtan, aklın almayacağı bir şeydir.
38. Bölüm
12:53
39. Bölüm - Moby Dick
Söylediğim bu garip duygu, yalnız en zor durumlarda gelir insana. Bu duygu kuşku duymadığımız öyle bir anımızda yakalar ki bizi, biraz önce pek önemli saydığımız bir şey, büyük şakanın ancak bir parçası gibi görünür bize o anda.
39. Bölüm
13:00
40. Bölüm - Moby Dick
Önümüzdeki sularda, şuradan buradan garip balıklar fırlıyor, arkamızda sürüyle gizemli deniz kargaları uçuşuyordu.
40. Bölüm
12:39
41. Bölüm - Moby Dick
Ticaret gemilerinin, korsan gemilerinin, savaş gemilerinin, hatta zenci köle taşıyan gemilerin, balinacıları neden böylesine küçümsedikleri anlaşılır şey değildir.
41. Bölüm
12:54
42. Bölüm - Moby Dick
Benim bildiğim bu Radney, pek korkak bir adam sayılmazdı.
42. Bölüm
13:08
43. Bölüm - Moby Dick
Don Pedro, telaştan içkisini beyaz kolluklarına dökerek "Anladım, anladım!" diye bağırdı, "İnsan ne denli gezse nafile!"
43. Bölüm
12:48
44. Bölüm - Moby Dick
Radney'in gemicilere hiç yakışmayan bir huyu vardı; Geceleri, kaptan güvertesinin küpeştesine oturur; kolunu, orada, gemiden biraz yüksekte asılı duran sandalın kenarına dayardı.
44. Bölüm
12:58
45. Bölüm - Moby Dick
Şimdi bir de eski resim müzelerine gidip, bu balığın büyük bir Hristiyan ressamı tarafından yapılan portesine bakın. Tufandan önce yaşayan Hintli ne denli başarısız ise bu da o denli başarısız.
45. Bölüm
12:24
46. Bölüm - Moby Dick
Birinci gravürde, soylu bir ispermeçet balinasını, tüm görkem ve gücüyle görürüz. Okyanusun derinlerinden, sandalın altına yeni çıkmış ve korkunç hışmıyla batırdığı sandalın parçalarını, sırtında, ta yükseklere kaldırıyor.
46. Bölüm
13:13
47. Bölüm - Moby Dick
Keşke gem yerine gemi çapalarını, mahmuz yerine de zıpkın uçlarını takıp o balinanın sırtına binsem; sayısız çadırlarla dolu efsaneler cenneti, benim ölümlü gözümün göremeyeceği bir yerde gerçekten var mı yok mu anlamak için gökyüzünün en üst katına uçabilsem!
47. Bölüm
13:01
48. Bölüm - Moby Dick
Her şeyde bir estetik arandığına göre, şunu da eklemek istiyorum ki bu ip daha güzeldir ve balina sandalına kenevirden daha çok yakışır.
48. Bölüm
12:49
49. Bölüm - Moby Dick
Kürekçiler siya ettiler ve tam o sırada sıcak bir şey, bir ıslık sesi çıkararak bileklerinin üstünden kayıverdi. Büyülü zıpkın halatıydı bu.
49. Bölüm
13:00
50. Bölüm - Moby Dick
Biraz sonra Pequod’un güvertesinden engine demir atmaya hazırlanırcasına sesler gelmeye başladı. Güvertenin bir ucundan öbür ucuna ağır zincirler sürüklenip, şangur şungur gemiden aşağı sallanıyordu.
50. Bölüm
13:10
51. Bölüm - Moby Dick
"Bak, dinle aşçıbaşı! Senin pişirdiğin biftek öyle kötüydü ki onu hemen yok ettim ortadan, görüyorsun. Bunu anladın, değil mi?"
51. Bölüm
13:01
52. Bölüm - Moby Dick
İki palanga yanyana inip çıkar; bocurgat ve balina döndükçe döner; gemici türkü söyler; yağ odasındaki baylar şeridi sarar; yardımcı kaptanlar kesip durur; gemi gıcırdar ve herkes gerginliği gidermek için ara sıra küfreder.
52. Bölüm
13:17
53. Bölüm - Moby Dick
Tam o sırada "Bir yelkenli!" diye bağırdı sevinçli bir ses ana direkten. "Ya, öyle mi? Bu güzel işte!" dedi Ahab. Birden doğruldu, alnında biriken fırtına bulutları dağılıverdi.
53. Bölüm
13:13
54. Bölüm - Moby Dick
İşte böyle bir duraklamadan sonra Pequod’un gemicileri, balinanın derisini yüzme işine dönünce bu bıçaklı sahne üstüne bir hayli garip konuşmalar oldu.
54. Bölüm
13:10
55. Bölüm - Moby Dick
Sonunda balinanın fışkırttığı sular koyulaştı, hayvan korkunç bir kıvranış ve kusmadan sonra sırtüstü yattı. Ölmüştü.
55. Bölüm
13:10
56. Bölüm - Moby Dick
Koskoca bir balinanın dünyayı böyle küçük bir gözle görmesi; gök gürlemesini, tavşanınkinden daha küçük bir kulakla duyması, şaşılacak bir şey değil mi?
56. Bölüm
13:17
57. Bölüm - Moby Dick
Zaptedilmez, zedelenmez ölü bir duvara benzeyen ve içinde incecik bir yağ taşıyan bu kafanın arkasındaki beden, ancak odun çekileriyle ölçülebilecek kadar büyük ve yaman bir canlılıkla dolu.
57. Bölüm
13:11
58. Bölüm - Moby Dick
Kafanın öbür yanlarının henüz kopmayışı, ayrıca çabuk batmasına engel oluyordu. Onun için ağır ağır battı. Bu da Queequeg'in ebelik işini ustaca ve çarçabuk yapabilmesini sağladı. Evet, bir doğum oldu bu, tam bir doğum.
58. Bölüm
13:09
59. Bölüm - Moby Dick
Starbuck, Alman’ın elinde sallanan bir şeye parmağını uzatarak "Nedir o elindeki?" diye sordu. "Olamaz! Lambalara yağ koymak için kullanılan küçük bir ibrik mi o?"
59. Bölüm
12:54
60. Bölüm - Moby Dick
Koca deniz canavarının, haftada bir kurulan asma saatlerin güllesi gibi bu üç incecik ip parçasına asılı kalması inanılır şey miydi? Üstelik de neye bağlıydı bu ip parçaları? Üç tahta parçasına!
60. Bölüm
13:03
61. Bölüm - Moby Dick
Perseus ile Andromeda masalına benzer ünlü bir öykü de kimine göre, doğrudan doğruya o masala bağlanır. Şimdi sözünü edeceğimiz bu masal, ermiş Georgius ile ejderha masalıdır.
61. Bölüm
13:12
62. Bölüm - Moby Dick
Şimdi gelelim Stubb’a. Şakacı soğukkanlılığı, kararlı davranışı, en kötü durumlarda bile kendine güveni sayesinde, bu mızrak atma işinde biçilmiş kaftandı o.
62. Bölüm
13:13
63. Bölüm - Moby Dick
Bilirsiniz ya, gökkuşakları boş havada bulunmazlar; yalnız buğu olan yerde çıkarlar ortaya.
63. Bölüm
12:54
64. Bölüm - Moby Dick
Doğulular, Danimarkalılardan farklı olarak bu gemilerin, gabya yelkenlerini indirerek, onları dalkavukça selamlamalarını beklemezler.
64. Bölüm
13:07
65. Bölüm - Moby Dick
Her balina sandalında "drug" denilen acayip bir aygıt vardır. Bunu ilk bulanlar Nantucketli Kızılderililerdir.
65. Bölüm
12:53
66. Bölüm - Moby Dick
Dişi balina okullarına kavalyelik yapan, tam gelişmiş ama yaşlı da olmayan bir erkek balina vardır her zaman. Bir tehlike karşısında bu erkek balina, geride kalıp bayanların kaçmasını sağlayarak yiğitliğini gösterir.
66. Bölüm
13:05
67. Bölüm - Moby Dick
Belalı İngiliz zıpkıncısı John Bull için zavallı İrlanda, başı bağlı bir balık değil de nedir? O pek dindar mızrakçıbaşı Amerikalı Jonathan kardeş için Teksas, başı bağlı bir balık değil de nedir?
67. Bölüm
12:52
68. Bölüm - Moby Dick
Guernseyli adam birden öfkeye kapılarak "Siz burada ne halt ediyorsunuz?" diye gürledi.
68. Bölüm
13:08
69. Bölüm - Moby Dick
Ben şunu ileri sürebilirim ki güney balinası, kuyruğunu suların yüzünde salladığı zaman çevreye yayılan koku, ılık bir salonda misk sürünmüş bir kadının hışır hışır ipek giysisinden savrulan kokudan farksızdır.
69. Bölüm
12:51
70. Bölüm - Moby Dick
Yoğur, yoğur, yoğur... Tüm sabah ispermeçeti yoğurmakla geçti. Öyle yoğurdum ki kendim de nerdeyse yoğuruldum gittim ispermeçetin içinde. Öyle yoğurdum ki garip bir delilik sardı beni.
70. Bölüm
13:11
71. Bölüm - Moby Dick
Kazanların üstündeki kapakların kaldırılmasıyla, kocaman bir ocağa dönmüştü geminin ortası.
71. Bölüm
12:59
72. Bölüm - Moby Dick
Böyle misk kokulu denizcilere yağ, kemik ve ispermeçet lafı etmek, düpedüz saygısızlık olur. Ne demek istediğinizi anlamazlar. "Hadi, hadi!" derler, "Gidin de soframıza peçete getirin!"
72. Bölüm
13:10
73. Bölüm - Moby Dick
Şimdi buna akıl mı dersin, budalalık mı? Akıl dersen, budalaca bir yanı var bu işin; budalalık dersen de akıllıca bir yanı.
73. Bölüm
12:57
74. Bölüm - Moby Dick
Mavi yünden solmuş bir gömlek, bir de yamalı pantolon giymişti. Bir elinde bir kavela, ötekinde de bir hap kutusu vardı; bir birine, bir ötekine bakıyor, arada sırada da iki sakat kaptanın takma kollarıyla bacaklarına keskin bir göz atıyordu.
74. Bölüm
13:03
75. Bölüm - Moby Dick
Ben size bir şey söyleyeyim mi? Bence bu İngiliz balina gemilerinin sofralarındaki bolluk üstüne tarihsel araştırmalar yapmaya değer.
75. Bölüm
12:31
76. Bölüm - Moby Dick
Ölçmek için yeşil bir dal keserek, yeniden daldım iskeletin içine. Rahipler, kafatasındaki ok deliklerinden bakıp, son kaburganın boyunu ölçerken gördüler beni.
76. Bölüm
12:56
77. Bölüm - Moby Dick
Ama bu balina kalıntıları arasında insanı en çok şaşırtan, Alabama'da Yargıç Creagh'in çiftliğinde 1842 yılında bulunan türü tükenmiş bir canavarın neredeyse tastamam kalan kocaman iskeletidir.
77. Bölüm
13:05
78. Bölüm - Moby Dick
Bundan başka, balinaların çok uzun ömürlü olduklarını da hesaba katmalıyız. Onların yüz yıl, hatta daha fazla yaşadıklarını ileri sürenler vardır. Böyle olunca, birçok kuşaklar aynı çağda yaşayabilir.
78. Bölüm
13:04
79. Bölüm - Moby Dick
Marangoz, masasının önünde durmuş, iki fenerin ışığında mengeneye sıkı sıkı tutturulmuş takma bacağın fildişi kısmını harıl harıl törpülemektedir.
79. Bölüm
12:47
80. Bölüm - Moby Dick
Ahab, raftan dolu bir tüfek aldı. Güney denizlerinde sefer eden gemilerin kaptan kamaralarında bir tüfek rafı bulunur her zaman. Tüfeğin namlusunu Starbuck’a doğru çevirerek bağırdı.
80. Bölüm
12:59
81. Bölüm - Moby Dick
Bu arada Queequeg, sanki düşler içindeymiş gibi gözleri kapalı, upuzun yatıyordu. Pip’i götürdüler, hasta hamağına taşındı.
81. Bölüm
13:07
82. Bölüm - Moby Dick
Ahab heyecanla yaklaşıp, iki elini de Perth’ün omuzlarına dayayarak "Bak öyleyse şuraya" dedi, "bak şuraya, şuraya... Böyle çatlakları da yok edebilir misin demirci?" Elini hızla çatlaklarla dolu alnına sürdü.
82. Bölüm
12:54
83. Bölüm - Moby Dick
Pruva direği ile grandi direği arasına asılı süslü püslü bir sandalda üç tane Long Island’lı zenci, ellerinde bembeyaz balina kemikleri, hora tepiyorlar.
83. Bölüm
12:33
84. Bölüm - Moby Dick
Çılgın ihtiyar, böyle bağırırken hem ölü ayağı hem de diri ayağıyla sekstantın üstünde tepiniyordu. O sırada hiç kıpırdamadan sessiz duran Fedallah’ın yüzünde, acı bir zafer gülüşü belirdi.
84. Bölüm
12:46
85. Bölüm - Moby Dick
"Senin sessiz, sınırsız gücünü yadsımıyorum. Bunu dememiş miydim sana? Zorla da söylemiş değildim bunu. Görüyorsun, teli yine de bırakmıyorum elimden..."
85. Bölüm
12:47
86. Bölüm - Moby Dick
İyi bir rüzgar haberi getiriyorum ona. Ama gerçekten iyi bir rüzgar mı bu? Bizi ölüme, yıkıma götüren bir rüzgar bu, yani Moby Dick’in rüzgarı bu...
86. Bölüm
12:49
87. Bölüm - Moby Dick
"Dayanır yine de ihtiyar. Uzun süre güneşte, suda kalmak seni yıprattı mı ki? Dayanıyorsun hala, daha doğrusu sen artık yaşamı tutamıyorsun da yaşam ayakta tutuyor seni."
87. Bölüm
13:06
88. Bölüm - Moby Dick
"Desene sen her tarakta bezi, her çıkarda gözü olan serserinin, dinsiz imansızın birisin! Bir gün bacak yaparsın, ertesi gün bacakları öbür dünyaya götürecek tabutu! Başka bir gün de tutup tabutları cankurtarana çevirirsin."
88. Bölüm
12:56
89. Bölüm - Moby Dick
"Yukarıya kulak verirsen, benim fildişi ayağımı duyacaksın güverteden. Bileceksin hep orada olduğumu. Gidiyorum artık, ver elini! Ha şöyle! Sen bana bağlısın, dairenin merkezine bağlı olduğu gibi..."
89. Bölüm
13:06
90. Bölüm - Moby Dick
Yabancı geminin makaslarına, eskiden bir balina sandalı olan paramparça beyaz kaburgalar ve birkaç tane kalas asılıydı.
90. Bölüm
13:11
91. Bölüm - Moby Dick
Az sonra canlı güney balinasının kimi zaman uzaklara değin yayılan özel kokusu, nöbet tutanların tümünün burnuna da geldi.
91. Bölüm
11:33
92. Bölüm - Moby Dick
Moby Dick, her iki yanında küçük dalgalar kabartarak, batırdığı tekneden biraz uzaklaşmış; beyaz başını sulara dikine batırıp çıkarıyor, gövdesini bir kirmen gibi ağır ağır döndürüyordu.
92. Bölüm
11:32
93. Bölüm - Moby Dick
Ama sonunda bu hesapların boşa çıkmaması için rüzgarın ve denizin balina avcısından yana olması gerekir.
93. Bölüm
11:36
94. Bölüm - Moby Dick
Marangoz yaklaşıp "Kaptan" dedi, "takma bacağın dayanmadı demek? Oysa bir hayli çalışmıştım ben bu bacağa."
94. Bölüm
11:21
95. Bölüm - Moby Dick
Deniz hep o deniz! Nuh'un denizi de buydu, benimki de bu. Rüzgar altında tatlı bir yağmur var. Canım rüzgar altı! Kim bilir nerelere gidilir oradan?
95. Bölüm
11:28
Son Bölüm - Moby Dick
Balina yana kıvrıldı; birdenbire yaralı böğrünü sandalın pruvasına dayadı. Sandalı hiç zedelemeden, ansızın öyle bir yan yatırdı ki Ahab sandalın başına sıkı sıkı yapışmış olmasaydı yine düşecekti denize.
96. Bölüm
13:27